BENCE MÜTHİŞ… OLAĞANÜSTÜ…

Evet dostlar; saygıyla, sevgiyle, yeniden merhaba…

Daha önce de paylaştığımız gibi, “her şeye rağmen” anlamlı, yürekli ve hala insana dair güzellikler yaşanıyorsa canım ülkemde, bizce “umut” yaşamaya devam ediyor demektir…

Geleceğe Mektuplar projesinde kıymetli dostum Ferhat Atik’le beraber yine kıymetli ve özel anlar yaşadık. Belgeselin ses kayıtlarını, memlekete gelerek gerçekleştirdik. Projeye bir damla daha katkıda bulunmuş olmak beni yine, yeniden hem heyecanlandırdı, hem de yeniden çok mutlu etti. Açıkçası, zaten öyleydi ama; 25 yıl sonrası benim için artık daha da gizemli hale geldi. Umarım, 25 yıl sonra yaşanacak olan o anlamlı geceyi görme fırsatım olur… Kısmet…

Ötesiz-İnsanlar-Dizisinden-Kurmay-Albay-Sancar-rolü

Ben bu aralar, Samanyolu Tv.’de yayınlanacak olan “Ötesiz İnsanlar” adlı dizinin yoğun çalışma temposu içindeyim. Dizide Kurmay Albay Sancar rolünü oynuyorum. Bence tartışmak için çok geç kaldığımız, tabuların yıkılacağı, insandan yana durarak oldukça tartışma yaratacak bir dizi ekranlara gelecek. Pozitif ve negatif olarak çok konuşulacak gibi duruyor. 21 kasım perşembe akşamı 20.50’de ilk bölümü S.T.V. ekranlarında olacak. İlk bölümde nerede ise yok gibiyim, ama ikinci bölümün ortalarından itibaren yoğun bir şekilde ekranlardan da olsa, hasret gidereceğiz. İlerleyen zaman dilimi içinde, sizlerle “Ötesiz İnsanlar” dizisi ile ilgili duygu ve düşüncelerimi de paylaşmayı düşünüyorum.

Çatalköy-belediye-başkanı-Mehmet-Hulisioğlu-ve-Adaeri-Turzm-Direktörü-Sayın-Erol-Avgören

Şimdi gelelim esas konumuza. Soyadı Atik olan başka bir arkadaşımıza doğru yelken açacağız. Memlekette o da her şeye rağmen tiyatro yapan Don Kişot’lardan biri. Evet, soyadından da anladığınız gibi değerli meslektaşım Derman Atik’ten bahsediyorum. Çatalköy Belediye Başkanı Sayın Mehmet Hulisioğlu ile sanat adına kader birliği yapmışlar. Evet dostlar, yanlış okumuyorsunuz. Bir belediye başkanı, tiyatro sanatına değer veriyor ve tiyatro ile ilgili çalışmalar yapıyor. Yapmaya çalıştığı da, memlekette en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri, tiyatro salonu. Bu noktada bana yıllar önce “Kendime belediye sarayı yapacağıma, tiyatro kurdum.” diyen ve tüm zorluklara rağmen Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nu kuran ve ülkemizin yetiştirdiği önemli değerlerden biri olan Sayın Mustafa Akıncı geliyor. Kendisini buradan saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sayın Hulisioğlu Çatalköy Belediye Başkanı olmadan önce, seçim bildirgesinde halka verdiği sözü tutma adına, nasıl yapsam, ne etsem de, Çatalköy’e bir Kültür Merkezi kazandırsam diye yola çıkmış. Derman Atik arkadaşımızla gönül birliği ederek kara kara düşünmeye başlamışlar. Kültür Merkezi yapmaya gücümüz yetmese de, tiyatro salonu da olsa yeter demişler. Bakın ama, tam bu noktada şaşılacak bir durum var ortada, bir belediye başkanı, seçim bildirgesine koyduğu ve halkına karşı sözünü verdiği, üstelik sanatla ilgili bu sözü hayata geçirme adına Derman Atik arkadaşımızla ve tüm emeği geçenlerle beraber adeta çırpınıp durmuş. Bu kirlenmişliğin içinde şaşılacak bir durum değil mi? Üstelik yola çıkarken de, boş çıkmamışlar. Derman Atik arkadaşımız, 2010 yılında Çatalköy Belediyesi Kültür Sanat Koordinatörü olarak göreve başlar başlamaz, Çatalköy Belediyesi’nin mimarı ile beraber oturup hummalı bir çalışmaya başlamış. Çatalköy’de 1974 yılından önce sinema olan, 1974’den sonra da kısa bir süre yine sinema olarak kullanıldıktan sonra, birkaç farklı firmaya depo ve atölye olarak kiralanan yeri bir “Kültür Merkezi”ne dönüştürmek, bu düşü memleketle ve tabii ki Çatalköy sakinleriyle buluşturmak için, mimar arkadaşımızla bereber bir proje haline getirmişler.

Ne kadar garip değil mi, tıpkı Gönendere’deki fotoğrafa benziyor yaşananlar. Sonunda, sinema yeniden bir kültür merkezi olarak projelendirilmiş. Tabii tüm emeği geçenleri, özellikle mimar arkadaşımızı, değerli meslektaşım Derman Atik’i ve Çatalköy Belediye Başkanı Sayın Mehmet Hulisioğlu’nu sırf bu çabalarından dolayı ayakta alkışlıyorum.

Memleketi biliyorsunuz, sanat mış, hele tiyatro imiş, bunlar bazıları için çok çok gereksiz işler. Daha “önemli ve özel” şeyler var değil mi? Sanata ne gerek var? Neyse anladınız siz, lafı fazla uzatmayayım; nerede ise çalmadıkları kapı kalmamış. Sonuç, yine tahmin edeceğiniz gibi ve genelde olduğu gibi sıfır. Tiyatro A.Ş.H.K.’ın ilk projesi “Hüseyin Köroğlu ile IŞIĞA YÜRÜTEN ADAM” gösterisinde aynı olayları ben de yaşadığım için, içinde bulundukları durumu çok çok iyi anlıyorum. Düşünebiliyor musunuz, Kültür Merkezi’nin yeri hazır, projesi hazır, belediyenin tiyatrosu “Tiyatro Su” hazır; ama ödenek yok, bütçe yok. Neden? Çünkü bu kafalara göre sanat gereksiz. O kadar yazdık, söyledik, tık yok. Beyler, hayat damarlarınızdan “BİRİ” yok. Memlekette sanat insanların özel çabaları ile kör-topal yol almaya çalışıyor. Yasası yok, bütçesi yok! Ama sanatımızla ve sanatçılarımızla “GURUR” duyuyoruz, değil mi? İş taşın altına el sokmaya gelince ortada kimse yok. Ama, “GURURUMUZSUNUZ”… Hadi canım sizde! Ortalık iki yüzlü değil, sonsuz yüzlü soytarılarla dolu! Biz, gelecek nesillere sanat olarak (Ki hayata bakış açımızın aynasıtır sanat.) ne bırakacağız? Yani diyelim ki 50-60 yıl sonra, kendimizi torunlarımıza ve tabii ki dünyaya nasıl tanıtacağız? Umurumuzda bile değil değil mi? Bu günü kurtaralım da, bize ne torunlarımızdan, dünyadan! Bu kadar basit değil mi?

Bu arada Derman Atik kardeşimizin canı burnunda. Çatalköy’de her yıl festival düzenleniyor, düzgün bir salonu yok. Ah bir salonu olsa değil mi? Derman’cığım bu duyguyu kaç kişi gerçek anlamda hissedebilir, anlayabilir?

Sonunda bir gün başkandan müjdeli haber geliyor Derman arkadaşımıza. Çatalköy’de yaşayan Adaeri Turizm Direktörü Sayın Erol Avgören Çatalköy Belediyesi Kültür Merkezi’ni yapımını üstlenmeyi kabul ediyor ve bu duruma adeta derman oluyor. Sanat adına çivi çakana saygımız sonsuz. Şimdi bence Çatalköy’ün ışığı, Tiyatro Su’dan sonra, Çatalköy Belediyesi Kültür Merkezi ile daha da ışıldayacak. Tam bu noktada, Sayın Erol Avgören’e ben de bir sanatsever olarak çok teşekkür ederim. Belki o bile, nasıl önemli ve kıymetli bir destek verdiğini zamanla daha iyi anlayacaktır. Zaten Çatalköy’de yaşıyor, gözleriyle görecektir Çatalköy’de yaşayan insanların hayata bakış açılarının sanatla bereber nasıl geliştiğini, değiştiğini. İşte bütün mesele de bu ya. Her sektörde köşe başlarını tutanlar yenilik, değişim ve gelişim istemiyorlar. Tezgah aynen sürmeli, gerçekleri gösterenler gözden uzak olmalı! Ama işte, inatla, inançla, sabırla, özveriyle, emekle “Çatalköy Belediyesi Kültür Merkezi” bir güneş gibi doğuyor anlayana, görmesini bilene.

Çatalköy Belediyesi Kültür Merkezi, sanat üretmek için uygun koşullara sahip, 260 koltuklu modern bir kültür merkezi olacak. Bu modern bina, hala inşaat halinde duran, iptal edilen kültür merkezlerinin kaderleri ortada apaçık bir gerçek olarak dururken; belki inanılmaz ama, önümüzdeki ay, yani 2013 aralık ayında da bitirilmesi düşünülüyor. Bu durumda 2014’ün mart ayında düzenlenecek olan 4. Beşparmaklar Tiyatro Festivali’ne ev sahipliği yapacak Çatalköy Belediyesi Kültür Merkezi.

Bence müthiş… Olağanüstü… Tekrar tekrar emeği geçen herkesi, gözlerim yaşararak ayakta alkışlıyorum. Değerli meslektaşım Derman Atik’i, artık benim için her ikisi de bir sanatsever olan Çatalköy Belediye Başkanı Sayın Mehmet Hulisioğlu’nu ile Adaeri Turizm Direktörü Sayın Erol Avgören’i nefes aldığım sürece mecazi anlamda sırtımda, gerçek anlamında da gönlümde taşıyacağım.

1830 yılında bu dünyadan göçen İngiliz yazar William Hazlitt, “Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez.” demiş.

Sizce bizim tiyatromuz var mı?
Dost acı söylermiş…
Dostlukla…

Hüseyin Köroğlu
15 kasım 2013
Cuma-İstanbul


, , , , , ,

Son Yorumlar

    Mesaj Bırak

    Mesaj Bırak

    Bir Cevap Yazın